أُرِيدُ كِتَابًا آخَرَ مِنَ الْمَكْتَبَةِ.
Kütüphaneden başka bir kitap istiyorum.
أُرِيدُ كِتَابًا آخَرَ مِنَ الْمَكْتَبَةِ.
Kütüphaneden başka bir kitap istiyorum.
كَانَ الِانْتِقَالُ إِلَى مَدِينَةٍ أُخْرَى تَغْيِيرًا كَبِيرًا فِي حَيَاتِي.
Başka bir şehre taşınmak hayatımda büyük bir değişiklik oldu.
بَيْتُنَا عَلَى الْجَانِبِ الْآخَرِ مِنَ الشَّارِعِ.
Evimiz sokağın öbür tarafında.
öteki, bir diğeri, başkası, bir başkası, özge, gayrı, sair
هَذَا هُوَ آخِرُ يَوْمٍ فِي السَّنَةِ، فَلْنَحْتَفِلْ بِهِ مَعًا.
Bu, yılın son günü, gelin birlikte kutlayalım.