أَبْرَزَ

يُبْرِزُ، إِبْرَاز
Aynı yazılan 1 kelime daha

أَبْرَزَ الْمُتَحَدِّثُ أَهَمِّيَّةَ التَّعْلِيمِ فِي بِنَاءِ مُسْتَقْبَلٍ أَفْضَلَ.

Konuşmacı, daha iyi bir gelecek inşa etmede eğitimin önemini vurguladı.

أَبْرَزَ الْفَنَّانُ جَمَالَ الطَّبِيعَةِ فِي لَوْحَاتِهِ الرَّائِعَةِ.

Sanatçı, muhteşem tablolarında doğanın güzelliğini öne çıkardı.

أَبْرَزَتِ الْإِضَاءَةُ تَفَاصِيلَ اللَّوْحَةِ.

Aydınlatma tablonun ayrıntılarını belirginleştirdi.

أَبْرَز

هَذَا أَبْرَزُ إِنْجَازٍ فِي مَسِيرَتِهِ.

Bu, kariyerindeki en belirgin başarıdır.