أَبَى الْمُتَّهَمُ الْإِدْلَاءَ بِأَيِّ تَصْرِيحَاتٍ لِلصَّحَفِيِّينَ قَبْلَ اسْتِشَارَةِ مُحَامِيهِ.
Sanık, avukatına danışmadan gazetecilere herhangi bir açıklama yapmayı reddetti.
أَبَى الْمُتَّهَمُ الْإِدْلَاءَ بِأَيِّ تَصْرِيحَاتٍ لِلصَّحَفِيِّينَ قَبْلَ اسْتِشَارَةِ مُحَامِيهِ.
Sanık, avukatına danışmadan gazetecilere herhangi bir açıklama yapmayı reddetti.
أَبَى الْفَرِيقُ الْمُخَاطَرَةَ بِالْهُجُومِ فِي الدَّقَائِقِ الْأَخِيرَةِ مِنَ الْمُبَارَاةِ.
Takım, maçın son dakikalarında hücum riskini almaktan kaçındı.
أَبَى الطِّفْلُ تَنَاوُلَ الدَّوَاءِ الْمُرِّ رَغْمَ مُحَاوَلَاتِ وَالِدَتِهِ لِإِقْنَاعِهِ.
Çocuk, annesinin onu ikna etme çabalarına rağmen acı ilacı almak istemedi.
Ayrıca: çekinmek