أَتَاحَتِ التِّكْنُولُوجِيَا الْحَدِيثَةُ فُرَصًا جَدِيدَةً لِلتَّعَلُّمِ وَالتَّوَاصُلِ بَيْنَ النَّاسِ.
Modern teknoloji, insanlar arasında öğrenme ve iletişim için yeni fırsatlar sağladı.
أَتَاحَتِ التِّكْنُولُوجِيَا الْحَدِيثَةُ فُرَصًا جَدِيدَةً لِلتَّعَلُّمِ وَالتَّوَاصُلِ بَيْنَ النَّاسِ.
Modern teknoloji, insanlar arasında öğrenme ve iletişim için yeni fırsatlar sağladı.
أَتَاحَتِ الْحُكُومَةُ لِلشَّبَابِ قُرُوضًا مُيَسَّرَةً لِبَدْءِ مَشَارِيعِهِمُ الْخَاصَّةِ.
Hükümet, gençlerin kendi işlerini kurmaları için uygun koşullarda kredi olanağı verdi.
أَتَاحَ لِي السَّفَرُ فُرْصَةَ التَّعَرُّفِ عَلَى ثَقَافَاتٍ مُخْتَلِفَةٍ وَتَوْسِيعِ مَدَارِكِي.
Seyahat etmek, bana farklı kültürleri tanıma ve ufkumu genişletme imkanı verdi.
elvermek