أَتْعَبَ

يُتْعِبُ، إِتْعَاب

أَتْعَبَ الْمَرَضُ جَسَدِي وَأَضْعَفَ قُوَايَ.

Hastalık vücudumu bitkin düşürdü ve gücümü zayıflattı.

أَتْعَبَنِي الْعَمَلُ لِسَاعَاتٍ طَوِيلَةٍ فِي الْمَكْتَبِ الْيَوْمَ.

Bugün ofiste uzun saatler çalışmak beni yordu.