كَانَ ذٰلِكَ أَتْعَسَ يَوْمٍ فِي حَيَاتِي.

O, hayatımın en mutsuz günüydü.

أَتْعَسَ

يُتْعِسُ

أَتْعَسَنِي الْخَبَرُ الَّذِي سَمِعْتُهُ.

Duyduğum haber beni mutsuz etti.

أَتْعَسَنِي خَبَرُ وَفَاةِ صَدِيقِي الْعَزِيزِ، لَقَدْ كَانَ شَخْصًا رَائِعًا.

Sevgili arkadaşımın ölüm haberi beni çok üzdü, harika bir insandı.

أَتْعَسَنِي رُؤْيَةُ الْأَطْفَالِ يُعَانُونَ مِنَ الْفَقْرِ وَالْجُوعِ.

Çocukların yoksulluk ve açlıktan çektiğini görmek beni kederlendiriyor.