أَثْخَنَ المَطَرُ الطِّينَ فِي الحَدِيقَةِ.
Yağmur, bahçedeki çamuru kalınlaştırdı.
أَثْخَنَ المَطَرُ الطِّينَ فِي الحَدِيقَةِ.
Yağmur, bahçedeki çamuru kalınlaştırdı.
أَثْخَنَ الطَّبَّاخُ الصَّلْصَةَ بِإِضَافَةِ المَزِيدِ مِنَ الدَّقِيقِ.
Aşçı, daha fazla un ekleyerek sosu yoğunlaştırdı.