أَثْنَى الْمُعَلِّمُ عَلَى اجْتِهَادِ الطَّالِبِ.
Öğretmen öğrencinin çalışkanlığını övdü.
أَثْنَى الْمُعَلِّمُ عَلَى اجْتِهَادِ الطَّالِبِ.
Öğretmen öğrencinin çalışkanlığını övdü.
أَثْنَى المُدِيرُ عَلَى جُهُودِ المُوَظَّفِينَ فِي تَحْقِيقِ أَهْدَافِ الشَّرِكَةِ.
Müdür, şirket hedeflerine ulaşmada çalışanların çabalarından övgüyle bahsetti.
أَثْنَى الجُمْهُورُ عَلَى أَدَاءِ المُمَثِّلِ فِي المَسْرَحِيَّةِ الجَدِيدَةِ.
Seyirciler, oyuncunun yeni oyundaki performansını takdir etti.
iyi söylemek, iltifat etmek