أَجْرَى

يُجْرِي، إِجْرَاء

أَجْرَى الطَّبِيبُ عَمَلِيَّةً جِرَاحِيَّةً مُعَقَّدَةً لِلْمَرِيضِ.

Doktor, hasta için karmaşık bir ameliyat yaptı.

أَجْرَتِ الشَّرِكَةُ دِرَاسَةً اسْتِطْلَاعِيَّةً لِتَقْيِيمِ مَدَى رِضَا الْعُمَلَاءِ.

Şirket, müşteri memnuniyetini değerlendirmek için bir anket gerçekleştirdi.

أَجْرَتِ الْحُكُومَةُ إِصْلَاحَاتٍ اقْتِصَادِيَّةً لِتَحْسِينِ الْوَضْعِ الْمَعِيشِيِّ.

Hükümet, yaşam koşullarını iyileştirmek için ekonomik reformlar uyguladı.

أَجْرَى الْفَلَّاحُ الْمَاءَ إِلَى الْحَقْلِ.

Çiftçi suyu tarlaya akıttı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler