لِلْأَسَفِ، أَجْهَضَتِ الْمَرْأَةُ فِي الشَّهْرِ الثَّالِثِ مِنَ الْحَمْلِ بِسَبَبِ مُضَاعَفَاتٍ صِحِّيَّةٍ.
Maalesef, kadın sağlık sorunları nedeniyle hamileliğin üçüncü ayında düşük yaptı.
لِلْأَسَفِ، أَجْهَضَتِ الْمَرْأَةُ فِي الشَّهْرِ الثَّالِثِ مِنَ الْحَمْلِ بِسَبَبِ مُضَاعَفَاتٍ صِحِّيَّةٍ.
Maalesef, kadın sağlık sorunları nedeniyle hamileliğin üçüncü ayında düşük yaptı.
أَجْهَضَتِ الْحُكُومَةُ مَشْرُوعَ الْقَانُونِ الْجَدِيدَ بَعْدَ احْتِجَاجَاتٍ وَاسِعَةٍ مِنَ الْمُوَاطِنِينَ.
Hükümet, vatandaşlardan gelen yaygın protestoların ardından yeni yasa tasarısını iptal etti.
تَمَكَّنَتِ الشُّرْطَةُ مِنْ إِجْهَاضِ مُحَاوَلَةِ تَهْرِيبِ الْمُخَدِّرَاتِ عَبْرَ الْحُدُودِ.
Polis, sınırdan uyuşturucu kaçakçılığı girişimini engellemeyi başardı.
boşa çıkarmak