أَحْجَمَ عَنْ شِرَاءِ السَّيَّارَةِ بَعْدَ أَنِ اكْتَشَفَ أَنَّهَا تَحْتَوِي عَلَى عُيُوبٍ.
Aracın kusurlu olduğunu keşfettikten sonra onu satın almaktan vazgeçti.
أَحْجَمَ عَنْ شِرَاءِ السَّيَّارَةِ بَعْدَ أَنِ اكْتَشَفَ أَنَّهَا تَحْتَوِي عَلَى عُيُوبٍ.
Aracın kusurlu olduğunu keşfettikten sonra onu satın almaktan vazgeçti.
أَحْجَمَ عَنِ التَّدَخُّلِ فِي شُؤُونِ الآخَرِينَ لِتَجَنُّبِ المَشَاكِلِ.
Sorunlardan kaçınmak için başkalarının işlerine karışmaktan kaçındı.
أَحْجَمَ عَنِ الْإِدْلَاءِ بِشَهَادَتِهِ خَوْفًا مِنْ تَهْدِيدَاتِ الْعِصَابَةِ.
Çete tehditlerinden korktuğu için ifade vermekten çekindi.
geri durmak