أَحْزَنَ

يُحْزِنُ، إِحْزَان

أَحْزَنَنِي جِدّاً خَبَرُ وَفَاةِ صَدِيقِي الْعَزِيزِ الْأُسْبُوعَ الْمَاضِيَ.

Geçen hafta sevgili arkadaşımın ölüm haberi beni çok üzdü.

لَا أُرِيدُ أَنْ أُحْزِنَكَ بِأَخْبَارِيَ السَّيِّئَةِ عَنِ الْمَشْرُوعِ.

Proje hakkındaki kötü haberlerimle seni kederlendirmek istemiyorum.