أَخْذَة

كَانَتْ لِأَقْوَالِهِ أَخْذَةٌ كَبِيرَةٌ عَلَى الْحَاضِرِينَ فِي الْمُؤْتَمَرِ.

Sözlerinin konferanstaki katılımcılar üzerinde büyük bir etkisi oldu.

أَصَابَتْنِي أَخْذَةُ سُعَالٍ شَدِيدَةٌ بِسَبَبِ حَسَاسِيَّةِ الرَّبِيعِ.

Bahar alerjisi nedeniyle şiddetli bir öksürük nöbeti geçirdim.