أُرِيدُ كُوبًا آخَرَ مِنَ الشَّايِ.
Bir bardak daha çay istiyorum.
أُرِيدُ كُوبًا آخَرَ مِنَ الشَّايِ.
Bir bardak daha çay istiyorum.
öteki
هٰذَا آخِرُ يَوْمٍ فِي الْإِجَازَةِ.
Bu tatilin son günü.
أَخَّرَ الْمُدِيرُ الِاجْتِمَاعَ إِلَى يَوْمِ الْخَمِيسِ.
Müdür toplantıyı perşembe gününe erteledi.
geciktirmek, geriye bırakmak, bekletmek, tecil etmek, ötelemek