أَخْرَق

بِسَبَبِ كَوْنِهِ شَخْصًا أَخْرَقَ، كَانَ يُسْقِطُ الْأَشْيَاءَ بِاسْتِمْرَارٍ.

Sakar bir insan olduğu için sürekli bir şeyler düşürüyordu.

كَانَ النَّجَّارُ أَخْرَقًا جِدًّا لِدَرَجَةِ أَنَّهُ كَسَرَ الخَشَبَ بَدَلًا مِنْ تَقْطِيعِهِ.

Marangoz o kadar beceriksizdi ki, kesmek yerine tahtayı kırdı.

أَصْبَحَ الطَّالِبُ أَخْرَقًا عِنْدَمَا طَلَبَ مِنْهُ المُعَلِّمُ حَلَّ المَسْأَلَةِ أَمَامَ الجَمِيعِ.

Öğretmen herkesten önce soruyu çözmesini istediğinde öğrencinin eli ayağına dolaştı.

Ayrıca: sakâr

İlişkili Kelimeler