حَاوَلْتُ إِخْمَادَ غَضَبِي بِالصَّمْتِ وَالتَّفْكِيرِ بِهُدُوءٍ.
Sessiz kalarak ve sakince düşünerek öfkemi bastırmaya çalıştım.
حَاوَلْتُ إِخْمَادَ غَضَبِي بِالصَّمْتِ وَالتَّفْكِيرِ بِهُدُوءٍ.
Sessiz kalarak ve sakince düşünerek öfkemi bastırmaya çalıştım.
تَمَكَّنَ رِجَالُ الْإِطْفَاءِ مِنْ إِخْمَادِ الْحَرِيقِ بِسُرْعَةٍ قَبْلَ أَنْ يَنْتَشِرَ إِلَى الْمَبَانِي الْمُجَاوِرَةِ.
İtfaiyeciler, yangının bitişik binalara yayılmadan hızla söndürmeyi başardılar.
أَخْمَدَتِ الْأُمُّ بُكَاءَ طِفْلِهَا بِحِضْنِهِ وَغِنَاءِ أُغْنِيَةٍ هَادِئَةٍ.
Anne, çocuğunu kucağına alıp sakin bir şarkı söyleyerek ağlamasını yatıştırdı.
susturmak, itfa etmek