الْإِخْوَةُ فِي السِّلَاحِ قَاتَلُوا جَنْبًا إِلَى جَنْبٍ لِحِمَايَةِ وَطَنِهِمْ.
Silah arkadaşları vatanlarını korumak için yan yana savaştılar.
الْإِخْوَةُ فِي السِّلَاحِ قَاتَلُوا جَنْبًا إِلَى جَنْبٍ لِحِمَايَةِ وَطَنِهِمْ.
Silah arkadaşları vatanlarını korumak için yan yana savaştılar.
الْأُخُوَّةُ قِيمَةٌ عَظِيمَةٌ يَجِبُ الْحِفَاظُ عَلَيْهَا وَتَعْزِيزُهَا فِي الْمُجْتَمَعِ.
Kardeşlik, toplumda korunması ve teşvik edilmesi gereken büyük bir değerdir.
الأُخُوَّةُ هِيَ رَابِطَةٌ قَوِيَّةٌ حَيْثُ يَدْعَمُ النَّاسُ بَعْضُهُمُ الْبَعْضَ.
Biraderlik, insanların birbirine destek olduğu güçlü bir bağdır.
uhuvvet, dadaşlık, karındaşlık