أَدَانَ

يُدِينُ، إِدَانَة

أَدَانَتِ المَحْكَمَةُ المُتَّهَمَ بِتُهْمَةِ السَّرِقَةِ وَحَكَمَتْ عَلَيْهِ بِالسِّجْنِ.

Mahkeme, sanığı hırsızlık suçundan mahkum etti ve hapis cezasına çarptırdı.

أَدَانَتِ الحُكُومَةُ بِشِدَّةٍ الهُجُومَ الإِرْهَابِيَّ الَّذِي وَقَعَ فِي المَدِينَةِ.

Hükümet, şehirde meydana gelen terör saldırısını şiddetle kınadı.

أَدَانَ المُجْتَمَعُ تَصَرُّفَاتِ الشَّابِّ الطَّائِشَةَ وَغَيْرَ المَسْؤُولَةِ.

Toplum, gencin düşüncesiz ve sorumsuz davranışlarını ayıpladı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler