أَدْمَنَ أَخِي الْأَلْعَابَ الْإِلِكْتْرُونِيَّةَ.
Kardeşim elektronik oyunlara bağımlı oldu.
أَدْمَنَ أَخِي الْأَلْعَابَ الْإِلِكْتْرُونِيَّةَ.
Kardeşim elektronik oyunlara bağımlı oldu.
أَدْمَنَتِ الْمَرْأَةُ عَلَى التَّسَوُّقِ حَتَّى أَفْرَغَتْ حِسَابَهَا الْبَنْكِيَّ.
Kadın, banka hesabını boşaltana kadar alışverişe düşkün oldu.
أَدْمَنَ الرَّجُلُ عَلَى التَّدْخِينِ حَتَّى تَدَهْوَرَتْ صِحَّتُهُ.
Adam, sağlığı bozulana kadar sigara tiryakisi oldu.
müptela olmak, dadanmak