الطَّبَقَةُ الْأَدْنَى فِي الْمُجْتَمَعِ تُعَانِي مِنَ الْفَقْرِ.
Toplumdaki en alt sınıf yoksulluktan muzdarip.
الطَّبَقَةُ الْأَدْنَى فِي الْمُجْتَمَعِ تُعَانِي مِنَ الْفَقْرِ.
Toplumdaki en alt sınıf yoksulluktan muzdarip.
كَانَ الشَّاطِئُ أَدْنَى إِلَيْنَا مِنَ الْقَرْيَةِ.
Sahil bize köyden daha yakındı.
يَبْحَثُ أَخِي عَنْ شَقَّةٍ جَيِّدَةٍ بِأَدْنَى سِعْرٍ لِأَنَّ رَاتِبَهُ قَلِيلٌ.
Kardeşim maaşı az olduğu için en düşük fiyata iyi bir daire arıyor.
alt, asgari, ast, minimal