أَرْسَتِ الشَّرِكَةُ قَوَاعِدَ جَدِيدَةً لِلْعَمَلِ لِضَمَانِ سَيْرِ الْعَمَلِ بِكَفَاءَةٍ.
Şirket, işlerin verimli bir şekilde yürütülmesini sağlamak için yeni çalışma kuralları yerleştirdi.
أَرْسَتِ الشَّرِكَةُ قَوَاعِدَ جَدِيدَةً لِلْعَمَلِ لِضَمَانِ سَيْرِ الْعَمَلِ بِكَفَاءَةٍ.
Şirket, işlerin verimli bir şekilde yürütülmesini sağlamak için yeni çalışma kuralları yerleştirdi.
أَرْسَتِ السَّفِينَةُ فِي الْمِينَاءِ بَعْدَ رِحْلَةٍ بَحْرِيَّةٍ طَوِيلَةٍ وَشَاقَّةٍ.
Gemi, uzun ve zorlu bir deniz yolculuğundan sonra limana demirledi.
أَرْسَتِ الْحُكُومَةُ دَعَائِمَ الدِّيمُقْرَاطِيَّةِ مِنْ خِلَالِ إِجْرَاءِ انْتِخَابَاتٍ نَزِيهَةٍ وَشَفَّافَةٍ.
Hükümet, adil ve şeffaf seçimler yaparak demokrasinin temellerini sağlamlaştırdı.
esaslandırmak, yanaştırmak, temellendirmek, demirlemek