أَزْبَدَ الصَّابُونُ عِنْدَ فَرْكِهِ بِالْمَاءِ.
Sabun suyla ovulduğunda köpük çıkardı.
أَزْبَدَ الصَّابُونُ عِنْدَ فَرْكِهِ بِالْمَاءِ.
Sabun suyla ovulduğunda köpük çıkardı.
أَزْبَدَ الْبَحْرُ بَعْدَ الْعَاصِفَةِ الشَّدِيدَةِ.
Şiddetli fırtınadan sonra deniz köpürdü.
أَزْبَدَ الشَّرَابُ عِنْدَ سَكْبِهِ فِي الْكَأْسِ.
İçecek bardağa döküldüğünde köpüklendi.
köpürtmek