أَزْعَجَ

يُزْعِجُ، إِزْعَاج

أَزْعَجَ الضَّجِيجُ الْجِيرَانَ فِي وَقْتٍ مُتَأَخِّرٍ مِنَ اللَّيْلِ.

Gürültü, gece geç saatlerde komşuları rahatsız etti.

أَزْعَجَنِي تَأَخُّرُ الْقِطَارِ عَنْ مَوْعِدِهِ.

Trenin gecikmesi canımı sıktı.

أَزْعَجَنِي سُلُوكُهُ غَيْرُ الْمُهَذَّبِ فِي الِاجْتِمَاعِ.

Toplantıdaki kaba davranışı beni tedirgin etti.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler