تَجَوَّلْنَا فِي الْأَزِقَّةِ الْقَدِيمَةِ لِلْمَدِينَةِ.
Şehrin eski dar sokaklarında dolaştık.
تَجَوَّلْنَا فِي الْأَزِقَّةِ الْقَدِيمَةِ لِلْمَدِينَةِ.
Şehrin eski dar sokaklarında dolaştık.
وَجَدَ نَفْسَهُ فِي زُقَاقٍ مَسْدُودٍ.
Kendini çıkmaz bir sokakta buldu.
sokak, arka sokak