أَزْهَى

كَانَتْ ابْتِسَامَتُهَا أَزْهَى مِنَ الشَّمْسِ فِي الصَّبَاحِ.

Gülümsemesi sabah güneşinden daha güzeldi.

الأَلْوَانُ فِي هَذِهِ اللَّوْحَةِ أَزْهَى وَأَكْثَرُ جَاذِبِيَّةً.

Bu tablodaki renkler daha canlı ve daha çekici.

كَانَتِ النُّجُومُ فِي تِلْكَ اللَّيْلَةِ أَزْهَى مِنْ أَيِّ وَقْتٍ مَضَى.

O gece yıldızlar her zamankinden daha parlaktı.