أَشْطَر

الطَّالِبُ الْجَدِيدُ أَشْطَرُ مِنَ الْجَمِيعِ فِي الصَّفِّ

Yeni öğrenci sınıftaki herkesten daha zeki.

أَخِي أَشْطَرُ مِنِّي فِي لَعِبِ كُرَةِ الْقَدَمِ

Kardeşim futbol oynamada benden daha yetenekli.

هِيَ أَشْطَرُ مِنْ غَيْرِهَا فِي حَلِّ الْمُشْكِلَاتِ الْمُعَقَّدَةِ

O, karmaşık sorunları çözmede diğerlerinden daha becerikli.

İlişkili Kelimeler