أَصْلَحْتُ أَخْطَائِي فِي التَّقْرِيرِ قَبْلَ تَقْدِيمِهِ إِلَى الْمُدِيرِ.
Raporu müdüre sunmadan önce hatalarımı düzelttim.
أَصْلَحْتُ أَخْطَائِي فِي التَّقْرِيرِ قَبْلَ تَقْدِيمِهِ إِلَى الْمُدِيرِ.
Raporu müdüre sunmadan önce hatalarımı düzelttim.
أَصْلَحْتُ عَلَاقَتِي مَعَ صَدِيقِي بَعْدَ سُوءِ الفَهْمِ الَّذِي حَدَثَ بَيْنَنَا.
Aramızdaki yanlış anlaşılmadan sonra arkadaşımla olan ilişkimi iyileştirdim.
onarmak, imar etmek, rayına oturtmak
هٰذَا الْحَلُّ أَصْلَحُ لَنَا.
Bu çözüm bizim için daha uygun.