أَعْتَمَتِ السَّمَاءُ قَبْلَ الْعَاصِفَةِ.
Fırtınadan önce gökyüzü karardı.
أَعْتَمَ الْغُرْفَةَ لِإِرَاحَةِ عَيْنَيْهِ.
Gözlerini dinlendirmek için odayı kararttı.