أَعْجَبَهَا الفُسْتَانُ الجَدِيدُ.
Yeni elbise hoşuna gitti.
أَعْجَبَهَا الفُسْتَانُ الجَدِيدُ.
Yeni elbise hoşuna gitti.
أَعْجَبَنِي الفِيلْمُ كَثِيراً.
Filmi çok beğendim.
أَعْجَبَنِي أُسْلُوبُهُ فِي الحَدِيثِ.
Konuşma tarzı beni etkiledi.
Ayrıca: memnun etmek
هٰذِهِ القِصَّةُ أَعْجَبُ مِنْ تِلْكَ.
Bu hikâye ötekinden daha şaşırtıcı.