أَعَدَّ الطَّالِبُ بَحْثًا مُمْتَازًا.
Öğrenci mükemmel bir araştırma hazırladı.
أَعَدَّ الطَّالِبُ بَحْثًا مُمْتَازًا.
Öğrenci mükemmel bir araştırma hazırladı.
أَعَدَّ الطُّلَّابُ عَرْضًا تَقْدِيمِيًّا مُمَيَّزًا.
Öğrenciler özel bir sunum düzenlediler.
hazır etmek, prova etmek, tezgâhlamak, yapılandırmak, anıklamak