أَغْرَقَ

يُغْرِقُ، إِغْرَاق

حَاوَلَ إِنْقَاذَ السَّبَّاحِ الَّذِي كَادَ أَنْ يَغْرَقَ فِي الْبَحْرِ

Denizde boğulmak üzere olan yüzücüyü kurtarmaya çalıştı.

أَغْرَقَ الْفَيَضَانُ الْمَنَازِلَ وَالْمَزَارِعَ فِي الْمِنْطَقَةِ

Sel, bölgedeki evleri ve çiftlikleri sular altında bıraktı.

أَغْرَقَتِ الْأَمْطَارُ الْغَزِيرَةُ الشَّوَارِعَ فِي الْمَدِينَةِ

Şiddetli yağmurlar şehirdeki sokakları batırdı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler