أَغْضَبَنِي كَذِبُكَ الْمُتَكَرِّرُ عَلَيَّ.
Yalan söylemen beni çok kızdırdı.
أَغْضَبَنِي كَذِبُكَ الْمُتَكَرِّرُ عَلَيَّ.
Yalan söylemen beni çok kızdırdı.
أَغْضَبَ تَصَرُّفُهُ غَيْرُ الْمَسْؤُولِ وَالِدَيْهِ بِشِدَّةٍ.
Onun sorumsuz davranışı ebeveynlerini çok öfkelendirdi.
مِنَ السَّهْلِ جِدًّا أَنْ تُغْضِبَهُ.
Onu sinirlendirmek çok kolay.
hatırını kırmak, ifrit etmek, çıldırtmak, delirtmek, kudurtmak, gazaplandırmak, hiddetlendirmek, küstürmek, cinlendirmek, sinirlemek