أَغْمَضَ

يُغْمِضُ، إِغْمَاض
Aynı yazılan 1 kelime daha

أَغْمَضَ عَيْنَيْهِ لِيَسْتَرِيحَ قَلِيلاً بَعْدَ يَوْمٍ طَوِيلٍ مِنَ الْعَمَلِ.

Uzun bir iş gününden sonra dinlenmek için gözlerini kapadı.

أَغْمَضَ عَيْنَيْهِ وَهُوَ يَسْتَمِعُ إِلَى الْمُوسِيقَى الْهَادِئَةِ.

Sakin müzik dinlerken gözlerini yumdu.

أَغْمَضَ عَنِ الْخَطَأِ وَلَمْ يُعَاقِبْهُ.

Hataya göz yumdu ve onu cezalandırmadı.

Eşdizimler

أَغْمَضُ

هَذَا الْمَوْضُوعُ أَغْمَضُ مِنَ السَّابِقِ.

Bu konu öncekinden daha anlaşılmaz.