أَفْسَحَ الرُّكَّابُ فِي الْحَافِلَةِ مَكَانًا لِلْمَرْأَةِ الْعَجُوزِ لِتَجْلِسَ.
Otobüsteki yolcular, yaşlı kadının oturması için yer açtı.
أَفْسَحَ الرُّكَّابُ فِي الْحَافِلَةِ مَكَانًا لِلْمَرْأَةِ الْعَجُوزِ لِتَجْلِسَ.
Otobüsteki yolcular, yaşlı kadının oturması için yer açtı.
أَفْسَحَ الْمُدِيرُ لِلشَّبَابِ مَجَالًا لِلْعَمَلِ.
Müdür gençlere çalışma fırsatı tanıdı.