أَفْصَحَ

يُفْصِحُ، إِفْصَاح
Aynı yazılan 1 kelime daha

أَفْصَحَ المُتَحَدِّثُ الرَّسْمِيُّ عَنْ تَفَاصِيلِ الخُطَّةِ الجَدِيدَةِ فِي المُؤْتَمَرِ الصَّحَفِيِّ.

Resmi sözcü, basın toplantısında yeni planın detaylarını açıkladı.

لَمْ يُفْصِحِ المُدِيرُ عَنْ أَسْبَابِ اسْتِقَالَتِهِ المُفَاجِئَةِ حَتَّى الآنَ.

Müdür, ani istifasının nedenlerini henüz belirtmedi.

أَفْصَح

هُوَ أَفْصَحُ مِنْ أَخِيهِ فِي الكَلَامِ.

O, konuşmada kardeşinden daha belagatlidir.