أَفْنَى الْحَرِيقُ الْغَابَةَ بِأَكْمَلِهَا.
Yangın tüm ormanı yok etti.
أَفْنَى الْحَرِيقُ الْغَابَةَ بِأَكْمَلِهَا.
Yangın tüm ormanı yok etti.
أَفْنَى الْمَرَضُ جَسَدَهُ النَّحِيلَ.
Hastalık, zayıf vücudunu tüketti.
أَفْنَى عُمْرَهُ فِي خِدْمَةِ الْعِلْمِ.
Ömrünü bilime hizmet ederek harcadı.
kül etmek, ifna etmek, hiçleştirmek