أَكَبَّ

أَكَبَّ الطِّفْلُ عَلَى وَجْهِهِ عِنْدَمَا سَقَطَ.

Çocuk düşünce yüzüstü kapandı.

أَكَبَّ الرَّجُلُ عَلَى الطَّاوِلَةِ لِيَقْرَأَ الْكِتَابَ بِتَرْكِيزٍ شَدِيدٍ.

Adam, kitabı büyük bir dikkatle okumak için masaya eğildi.