أَحْتَاجُ إِلَى وَقْتٍ أَكْثَرَ لِإِنْهَاءِ هَذَا الْمَشْرُوعِ الْمُعَقَّدِ.
Bu karmaşık projeyi bitirmek için daha fazla zamana ihtiyacım var.
أَحْتَاجُ إِلَى وَقْتٍ أَكْثَرَ لِإِنْهَاءِ هَذَا الْمَشْرُوعِ الْمُعَقَّدِ.
Bu karmaşık projeyi bitirmek için daha fazla zamana ihtiyacım var.
هَذِهِ السَّيَّارَةُ أَكْثَرُ سُرْعَةً مِنَ الْأُخْرَى.
Bu araba diğerinden daha hızlı.
أَكْثَرُ شَيْءٍ أُحِبُّهُ فِي فَصْلِ الشِّتَاءِ هُوَ شُرْبُ الشَّايِ السَّاخِنِ بِجَانِبِ الْمِدْفَأَةِ.
Kış mevsiminde en çok sevdiğim şey, şöminenin yanında sıcak çay içmektir.
Ayrıca: çoğu
öte, ziyade
أَكْثَرَ الطَّبِيبُ مِنْ نَصَائِحِهِ لِلْمَرِيضِ.
Doktor hastaya verdiği öğütleri çoğalttı.