أَكْمَلَ الطَّالِبُ وَاجِبَاتِهِ الْمَدْرَسِيَّةَ فِي وَقْتٍ مُبَكِّرٍ حَتَّى يَتَمَكَّنَ مِنَ اللَّعِبِ مَعَ أَصْدِقَائِهِ.
Öğrenci, arkadaşlarıyla oynayabilmek için okul ödevlerini erkenden tamamladı.
أَكْمَلَ الطَّالِبُ وَاجِبَاتِهِ الْمَدْرَسِيَّةَ فِي وَقْتٍ مُبَكِّرٍ حَتَّى يَتَمَكَّنَ مِنَ اللَّعِبِ مَعَ أَصْدِقَائِهِ.
Öğrenci, arkadaşlarıyla oynayabilmek için okul ödevlerini erkenden tamamladı.
bitirmek, devam ettirmek, tümlemek, sona erdirmek, ikmal etmek, itmam etmek, tamam etmek, bütünlemek, ardını almak
هٰذَا أَكْمَلُ عَمَلٍ رَأَيْتُهُ.
Bu, gördüğüm en mükemmel iş.