أَلْزَمَتِ الْمَدْرَسَةُ الطُّلَّابَ بِلُبْسِ الزِّيِّ.
Okul öğrencileri üniforma giymeye mecbur etti.
أَلْزَمَتِ الْمَدْرَسَةُ الطُّلَّابَ بِلُبْسِ الزِّيِّ.
Okul öğrencileri üniforma giymeye mecbur etti.
zorunlu kılmak, yükümlü tutmak, yükümlendirmek, icbar etmek, ilzam etmek