تَبَرَّعَ الْمُحْسِنُ بِأَلْفِ دُولَارٍ لِلْمُؤَسَّسَةِ الْخَيْرِيَّةِ.
Hayırsever, hayır kurumuna bin dolar bağışladı.
تَبَرَّعَ الْمُحْسِنُ بِأَلْفِ دُولَارٍ لِلْمُؤَسَّسَةِ الْخَيْرِيَّةِ.
Hayırsever, hayır kurumuna bin dolar bağışladı.
binlik
أَلَّفَ الْكَاتِبُ رِوَايَةً جَدِيدَةً تَتَنَاوَلُ قَضَايَا اجْتِمَاعِيَّةً مُهِمَّةً.
Yazar, önemli sosyal konuları ele alan yeni bir roman yazdı.
أَلَّفَ أَخِي أُغْنِيَةً جَمِيلَةً لِأُمِّنَا، وَغَنَّاهَا لَهَا يَوْمَ عِيدِ مِيلَادِهَا.
Ağabeyim annemiz için güzel bir şarkı besteledi ve doğum gününde ona söyledi.
أَلَّفَ الْمُدِيرُ فَرِيقَ عَمَلٍ جَدِيدًا لِتَحْقِيقِ الْأَهْدَافِ الْمَرْجُوَّةِ.
Müdür, hedeflere ulaşmak için yeni bir çalışma ekibi oluşturdu.
teşkil etmek, telif etmek, terkip etmek, düzmek, kurgulamak
الْأَلِفُ هُوَ الْحَرْفُ الْأَوَّلُ فِي الْأَبْجَدِيَّةِ الْعَرَبِيَّةِ وَيَبْدُو كَخَطٍّ مُسْتَقِيمٍ.
Elif, Arap alfabesinin ilk harfidir ve düz bir çizgi gibi görünür.
أَلِفْتُ عَمَلِي الْجَدِيدَ وَزُمَلَائِي فِي الْعَمَلِ فِي وَقْتٍ قَصِيرٍ.
Yeni işime ve çalışma arkadaşlarıma kısa sürede alıştım.
aşina olmak, alışkın olmak, itiyat etmek, yabancısı olmamak