يَقِفُ الْأَطْفَالُ كُلَّ صَبَاحٍ أَمَامَ بَابِ الْمَدْرَسَةِ وَيَنْتَظِرُونَ الْمُعَلِّمَ.
Çocuklar her sabah okulun kapısının önünde durur ve öğretmeni bekler.
يَقِفُ الْأَطْفَالُ كُلَّ صَبَاحٍ أَمَامَ بَابِ الْمَدْرَسَةِ وَيَنْتَظِرُونَ الْمُعَلِّمَ.
Çocuklar her sabah okulun kapısının önünde durur ve öğretmeni bekler.
جَلَسْتُ أَمَامَ التِّلْفَازِ لِمُشَاهَدَةِ الْمُبَارَاةِ النِّهَائِيَّةِ فِي بُطُولَةِ الْعَالَمِ.
Dünya şampiyonasının final maçını izlemek için televizyonun karşısına oturdum.
karşı, önünden