الْأَمَلُ هُوَ الدَّافِعُ الَّذِي يُسَاعِدُنَا عَلَى تَجَاوُزِ الصِّعَابِ وَتَحْقِيقِ النَّجَاحِ فِي الْحَيَاةِ.
Umut, hayattaki zorlukların üstesinden gelmemize ve başarıya ulaşmamıza yardımcı olan motivasyondur.
الْأَمَلُ هُوَ الدَّافِعُ الَّذِي يُسَاعِدُنَا عَلَى تَجَاوُزِ الصِّعَابِ وَتَحْقِيقِ النَّجَاحِ فِي الْحَيَاةِ.
Umut, hayattaki zorlukların üstesinden gelmemize ve başarıya ulaşmamıza yardımcı olan motivasyondur.
دَائِمًا هُنَاكَ أَمَلٌ فِي الْحَيَاةِ، يَجِبُ أَلَّا نَيْأَسَ أَبَدًا.
Hayatta her zaman ümit vardır, asla vazgeçmemeliyiz.
كَانَ لَدَيَّ أَمَلٌ كَبِيرٌ فِي الْحُصُولِ عَلَى وَظِيفَةٍ جَدِيدَةٍ بَعْدَ الْمُقَابَلَةِ.
Görüşmeden sonra yeni bir işe girme konusunda büyük bir beklentim vardı.
umutluluk, ümitlilik
يَجِبُ عَلَيْنَا دَائِمًا أَنْ نَأْمُلَ فِي مُسْتَقْبَلٍ أَفْضَلَ.
Her zaman daha iyi bir gelecek ümit etmeliyiz.
أَمَلْتُ أَنْ يَنْجَحَ أَخِي فِي الِامْتِحَانِ.
Kardeşimin sınavı geçmesini umdum.
ümitlenmek, memul etmek
يَجِبُ دَائِمًا أَنْ نُؤَمِّلَ فِي الْمُسْتَقْبَلِ.
Gelecek için her zaman ümit beslemek gerekir.