أَنْشَدَ الشَّاعِرُ قَصِيدَةً مُؤَثِّرَةً أَمَامَ الْجُمْهُورِ.
Şair, seyirciler önünde etkileyici bir şiir okudu.
أَنْشَدَ الشَّاعِرُ قَصِيدَةً مُؤَثِّرَةً أَمَامَ الْجُمْهُورِ.
Şair, seyirciler önünde etkileyici bir şiir okudu.
أَنْشَدَ الْأَطْفَالُ أُغْنِيَةً وَطَنِيَّةً فِي الِاحْتِفَالِ بِالْمَدْرَسَةِ.
Çocuklar okul kutlamasında bir milli şarkı söylediler.
terennüm etmek, teganni etmek, yırlamak, ırlamak