الْكِتَابُ أَنِيسِي فِي السَّفَرِ
Kitap yolculukta arkadaşımdır.
الْكِتَابُ أَنِيسِي فِي السَّفَرِ
Kitap yolculukta arkadaşımdır.
هُوَ أَنِيسٌ وَفِيٌّ لِي مُنْذُ سِنِينَ
O yıllardır bana sadık bir dosttur.
كَانَ أَنِيسِي خَيْرَ جَلِيسٍ فِي الْوَحْدَةِ، يَقْضِي مَعِي سَاعَاتٍ طَوِيلَةً فِي الْحَدِيثِ وَالْقِرَاءَةِ.
Yoldaşım yalnızlıkta en iyi arkadaşımdı, benimle uzun saatler boyunca konuşup okuyordu.
yâren