أَوْدَعْتُ مَبْلَغًا كَبِيرًا مِنَ الْمَالِ فِي حِسَابِي الْبَنْكِيِّ الْجَدِيدِ.
Yeni banka hesabıma büyük bir miktar para yatırdım.
أَوْدَعْتُ مَبْلَغًا كَبِيرًا مِنَ الْمَالِ فِي حِسَابِي الْبَنْكِيِّ الْجَدِيدِ.
Yeni banka hesabıma büyük bir miktar para yatırdım.
أَوْدَعْتُ سِرِّي لَدَيْهِ، وَاثِقًا مِنْ أَنَّهُ سَيُحَافِظُ عَلَيْهِ.
Ona bir sır emanet ettim, onu saklayacağına emindim.
أَوْدَعَ الْكَاتِبُ أَفْكَارَهُ فِي كِتَابِهِ الْجَدِيدِ.
Yazar, düşüncelerini yeni kitabına tevdi etti.
teslim etmek, emanet bırakmak