bahsetmekأَوْرَدَ الْكَاتِبُ تَفَاصِيلَ دَقِيقَةً عَنِ الْحَادِثِ فِي كِتَابِهِ.Yazar, kitabında kaza hakkında ince detaylardan bahsetti.
zikretmekأَوْرَدَ الْمُحَاضِرُ أَمْثِلَةً عَدِيدَةً لِتَوْضِيحِ الْفِكْرَةِ.Konuşmacı, fikri açıklamak için birçok örnek zikretti.