أَوْضَحَ

يُوضِحُ، إِيضَاح
Aynı yazılan 1 kelime daha

أَوْضَحَ الْمُتَحَدِّثُ الرَّسْمِيُّ تَفَاصِيلَ الِاتِّفَاقِيَّةِ الْجَدِيدَةِ بَيْنَ الْبَلَدَيْنِ فِي الْمُؤْتَمَرِ الصُّحُفِيِّ.

Resmi sözcü, basın toplantısında iki ülke arasındaki yeni anlaşmanın detaylarını açıkladı.

أَوْضَحَ الْبَاحِثُ فِي دِرَاسَتِهِ أَهَمِّيَّةَ التَّعْلِيمِ فِي تَحْقِيقِ التَّنْمِيَةِ الْمُسْتَدَامَةِ لِلْمُجْتَمَعِ.

Araştırmacı, çalışmasında eğitimin toplumun sürdürülebilir kalkınmasını sağlamadaki önemini belirtti.

أَوْضَحَ الْمُعَلِّمُ لِلطُّلَّابِ كَيْفِيَّةَ حَلِّ الْمَسَائِلِ الرِّيَاضِيَّةِ الْمُعَقَّدَةِ بِطَرِيقَةٍ سَهْلَةٍ وَمُبَسَّطَةٍ.

Öğretmen, öğrencilere karmaşık matematik problemlerinin nasıl kolay ve basitleştirilmiş bir şekilde çözüleceğini izah etti.

Ayrıca: açıklamak, berraklaştırmak

أَوْضَحُ

هَذِهِ الصُّورَةُ أَوْضَحُ مِنْ تِلْكَ.

Bu fotoğraf şundan daha net.