اَزَالَ

يُزِيلُ

أَزَالَ الْعُمَّالُ الْأَنْقَاضَ مِنْ مَوْقِعِ الْحَادِثِ.

İşçiler, kaza yerinden enkazı kaldırdı.

أَزَالَتِ الْحُكُومَةُ الْفَسَادَ مِنَ الْمُؤَسَّسَاتِ الْحُكُومِيَّةِ.

Hükümet, devlet kurumlarındaki yolsuzluğu ortadan kaldırdı.

أَزَالَتِ الْأُمُّ الْبُقْعَةَ مِنْ عَلَى الْقَمِيصِ.

Anne, gömlekteki lekeyi temizledi.

Ayrıca: gidermek

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler