سَقَى البُسْتَانِيُّ الزُّهُورَ كُلَّ صَبَاحٍ لِضَمَانِ نُمُوِّهَا الجَيِّدِ.
Bahçıvan, iyi büyümelerini sağlamak için her sabah çiçekleri suladı.
سَقَى البُسْتَانِيُّ الزُّهُورَ كُلَّ صَبَاحٍ لِضَمَانِ نُمُوِّهَا الجَيِّدِ.
Bahçıvan, iyi büyümelerini sağlamak için her sabah çiçekleri suladı.
سَقَى الْأَبُ ابْنَهُ الْمَاءَ الْبَارِدَ بَعْدَ أَنْ لَعِبَ لِسَاعَاتٍ طَوِيلَةٍ تَحْتَ الشَّمْسِ الْحَارِقَةِ
Baba, uzun saatler kavurucu güneşin altında oynadıktan sonra oğluna soğuk su içirdi
suvarmak